Kâfirûn
{1} قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ
{2} لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ
(Resûlüm!) De ki: Ey kafirler! Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam.
{3} وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ
Siz de benim taptığıma tapmıyorsunuz.
{4} وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْ
Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.
{5} وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ
Evet, siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz.
{6} لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ
Sizin dininiz size, benim dinim de banadır.
Nasr
{1} إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ
{2} وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ أَفْوَاجًا
{3} فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا
Allah'ın yardımı ve zaferi gelip de insanların bölük bölük Allah'ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit Rabbine hamdederek O'nu tesbih et ve O'ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.
Tebbet
{1} تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَتَبَّ
{2} مَا أَغْنَى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَ
{3} سَيَصْلَى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ
{4} وَامْرَأَتُهُ حَمَّالَةَ الْحَطَبِ
{5} فِي جِيدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ
Ebu Leheb'in iki eli kurusun! Kurudu da. Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi. O, alevli bir ateşte yanacak. Odun taşıyıcı olarak ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde karısı da (ateşe girecek).